Türkçe’deki İtalyanca Şarkılar -1

Müzikseverlere Notlar

İş için İtalya’ya gidip gelirken, ilk zamanlarda, “henüz İtalyanca’yı yeni öğreniyorum, yavaş konuşur musunuz lütfen?” diyordum insanlara.  Karşılarında İtalyanca öğrenmeye çalışan birini gören İtalyanlar da -sempatik bulduklarından olsa gerek- kendi bildikleri ve/veya öğrenmeye çalıştıkları dilleri dile gelmeye başlıyorlardı. Zaman içerisinde, çoğunlukla İspanyolca, Fransızca, Portekizce gibi Latin kökenli dilleri öğrenmeye meyilli olduklarını fark etmiştim. “İngilizce öğrenmek yerine İspanyolca öğrendim; çünkü bizim dile çok benzediği için öğrenmek kolaydı” demişti bir garson. Hatta bir keresinde de bir İtalyan arkadaşım bana Latin kökenli dillerin birbiri ile yakın kuzen gibi olduğunu söylemiş ve biri karşısında Fransızca konuştuğunda -tüm cümleyi anlayamasa bile- ne demek istediğini anlayabildiğini eklemişti. Anlaşılabilirlikten öte, Avrupa müzik piyasasında birçok şarkının İtalyanca-İspanyolca-Fransızca-Portekizce düzenlenmesinin bulunmasının altındaki neden de kuzen diller arasındaki bu benzerlik olsa gerek.

Türkçe latin kökenli bir dil olmasa da türk müzik piyasasında da  aslında latin kökenli dillerde yazılmış ve bestelenmiş birçok şarkı var. Sözleri Pierre Delanoë’ye bestesi Micheal Fugain’e ait olan “Une Belle Histoire” (1972)buna yetmişlerden güzel bir örnek. Bu şarkı italyanca olarak “Un’estate fa” adı ile düzenlenmiş, italyanca sözleri Franco Califano tarafından yazılmış ve Homo Sapiens (1972), Mina (1990), Delta V (2001) gibi birçok kişi/grup tarafından seslendirilmiş. Bu şarkıyı Türkiye’de ilk olarak 1972 yılında Tanju Okan&Nilüfer&Moden Folk Üçlüsü “Kim Ayırdı Sevenleri” (1973)ismi ile piyasaya sürmüş, daha sonra 2004 yılında Nilüfer aynı şarkıyı Süprizler adlı albümünde yeniden seslendirmiş, son olarak da Sertab Erener 2010 yılında “Asla” adı ile düzenlemiş. Aslına bakacak olursanız günümüzde “Une Belle Histoire” çoğumuz için “Issız Adam” (2008) filmindeki adını bilmediğimiz “güzel fransızca şarkı”dır ve Türkçe düzenlemeleri ise sadece birer ‘cover’.

Daha önce belirttiğim gibi Türkçe’de “Une Belle Histoire” gibi özünde farklı dillerde yazılmış birçok şarkı var çünkü bir zamanlar Türkçe pop müzik yabancı dillerdeki şarkıların Türkçe’ye çevrilmesi ve/veya yabancı dillerdeki şarkılara Türkçe sözler yazılması ile doğmuş. Bunların arasında şu sıralar benim dikkatimi en çok Mina’nın (Mina Anna Maria Mazzini) şarkılarından devşirilen şarkılar çekiyor; “Ancora, Ancora, Ancora”, “Il Cigno Dell’Amore”, “Mi Mandi Rose”, “E Penso A Te”, “Senza Fiato”, “Giorni”, “Parole Parole” gibi. Bu şarkıların Türkçe düzenlemelerini bildiğinize eminim. Az önce sıraladığım şarkılar Ajda Pekkan tarafından seslendirilmiş ve çoğunun şarkı sözleri Fikret Şeneş tarafından yazılmış:

  • Giorni – Ya Sonra (Süperstar 2 – 1979)
  • Parole Parole – Palavra Palavra (Ajda – 1975)
  • Senza Fiato – Son Yolcu (Süperstar ’83 – 1983)
  • E Penso A Te – Seninleyim (Ajda – 1975)
  • Il Cigno Dell’Amore – Düşünme Hiç (Süperstar ’83 – 1983)

Fikret Şeneş bu şarkıların sözlerini yazarken italyancalarından kelime kelime çevirmemiş, şarkının müziğine uygun olarak yeni sözler yazmış. Örneğin, “E Penso A Te” için yazılmış şarkı sözlerine (*) bakalım:

SENİNLEYİM (Sono con te)E PENSO A TE (Seni düşünüyorum)
Burada seninleyim
(Sono qui con te)
Io lavoro e penso a te
(Çalışıyorum ve seni düşünüyorum)
Sokaklarda seninleyim
(Sono con te per strada)
Torno a casa e penso a te
(Eve dönüyorum ve seni düşünüyorum)
Rüyalarda uykumda seninleyim
(Sono con te nel sonno, nei sogni)
Le telefono e intanto penso a te
(Ona telefon açıyorum ve bu sırada seni düşünüyorum)
Telefon çalsa bile
(Anche se il telefono squilla)
“Come stai?” E penso a te
(“Nasılsın?” Ve seni düşünüyorum)
Konuşurum sen diye
(Parlo perché credo sia tu)
“Dove andiamo?” E penso a te
(“Nereye gidiyoruz?” Ve seni düşünüyorum)
Kapım açık bak yine seninleyim
(La mia porta è aperta, guarda, sono di nuovo con te)
Le sorrido, abbasso gli occhi e penso a te
(Ona gülümsüyorum, gözlerimi indiriyorum ve seni düşünüyorum)
Başkası kollarımda
(Qualcun altro tra le mie braccia)
Non so con chi adesso sei
(Bilmiyorum şu an kiminlesin)
Sen varsın yanımda
(Sei vicino a me)
Non so che cosa fai
(Bilmiyorum şu anda ne yapıyorsun)
Öptüğüm dudaklarda seni özlerim
(Mi manchi sulle labbra baciate)
Ma so di certo a cosa stai pensando
(Ama biliyorum kesinlikle ne düşündüğünü)
Söylenen sözler senin
(Le parole dette sono tue)
É troppo grande la città
(Şehir gerçekten çok büyük)
Aşk şarkımsın benim
(Sei la mia canzone d’amore)
Per due che come noi
(Özellikle bizim ikimiz gibi olanlar)
Gözlerim kapalı seni dinlerim beklerim
(Con i miei occhi chiusi ti sento, ti aspetto)
Non sperano però si stan cercando, cercando
(Aradıkça arıyorlar ama onlar için de ümit yok)
Bakarlar deli diye
(Chi guarderà penserà che sono pazzo)
“Scusa, è tardi” e penso a te
(“Üzgünüm, geç oldu” ve seni düşünüyorum)
Sevişirim seninle
(Faccio l’amore con te)
“T’accompagno” e penso a te
(“Sana eşlik edeyim” ve seni düşünüyorum)
Görmezler ben içimden gülerim
(Non vedono, rido tra me)
Non son stato divertente e penso a te
(Hiç eğlenceli değildim ve seni düşünüyorum)
Sen sağımda solumda
(Sei alla destra, sei alla sinistra)
Sono al buio e penso a te
(Karanlıklar içindeyim ve seni düşünüyorum)
Sigaramda odamda
(Nella mia sigaretta, nella mia stanza)
Chiudo gli occhi e penso a te
(Gözlerimi kapıyorum ve seni düşünüyorum)
Yaşıyorsun bak yanımda
(Vivi, guarda, vicino a me)
Io non dormo e penso a te
(Uyumuyorum ve seni düşünüyorum)
(*) Şarkı sözleri bire bir çevrilmiştir.

Her iki şarkı sözüne birden baktığımızda, ikisinin de birine duyulan özlemi dile getirdiğini görebiliyoruz. Neredeyse aynı hikayeyi  iki farklı ağızdan dinliyor gibiyiz. Fikret Şeneş’in şarkı sözlerinde müzikle uyumlu olmakla kalmadığını, aynı zamanda Mogol’un (Gulio Rapetti’nin sanat dünyasındaki ismi) 1970’de şarkı sözlerini yazarken dinleyenlere hissettirmek istediklerini yazdığı şarkı sözünde yakalamayı başardığını görmek beni etkiliyor.

Bence Ajda&Mina ve Fikret&Mogol arasındaki bu hikaye, bir hikaye olmasının daha ötesinde, müzik aracılığı ile Türk kültürü ile İtalyan kültürü arasında kurulan bir bağ. Ne güzeldir ki, bu hikayenin dışında da birçok şarkı ve şarkıcı kültürler arasında müzik aracılığı ile bağ kuruyor. İtalya ve Türkiye arasında müzik aracılığı ile kurulan bağların nicelerini sonraki yazılarda birlikte keşfetmeyi sürdürelim.

Yorum bırakın